YORUM : Kasabada Bir Cadı - Ruth Warburton

   Anna, Winter kasabasındaki yeni evine taşındığında buranın biraz garip, hatta adeta büyülü göründüğünün farkındaydı. Fakat yine de biri gelip, ona kendisinin bir cadı ve gizemli yeni evinde bulduğu eski kitabın da bir büyü kitabı olduğunu söyleseydi, buna kahkahalarla gülerdi. Tabii, o muhteşem aşk büyüsünü denemeden önce.
   Okulun en yakışıklı çocuğu Seth Waters, Anna'nın karşısına geçip ona aşkını ilan ederken, doğru mu söylüyordu?
   Bu sırada, gittikçe büyü dünyasının çekimine kapılan Anna'nın gizli güçleri, kasabadaki cadılar konseyinin de dikkatini çekiyordu.
   Fakat konseyin kuralları, cadı klanları arasında bölünmelere yol açarak, kasabayı büyük bir savaşın eşiğine getirecekti. Peki, Anna hisleri ve geleceği arasındaki bu büyük savaşta, kalbinin sesini dinleyebilecek miydi?
Orijinal Adı : A Witch In Winter
Seri Sıralaması : Winter Üçlemesi #1
Goodreads Puanı : 3.75 (2,098 oylama)
Sayfa Sayısı : 336 sayfa
Yayınevi : Martı Yayınları
Etiket Fiyatı : 19 tl
***
  Anna , annesini küçük yaşında kaybetmiştir. Herkes ona annesinin öldüğünü söylese de o bunun doğru olduğundan şüpheleniyordu. Babası ile mutlu mesut yaşarlarken başlarına bir felaket gelir. Babasının işi batar ve Londra'dan Winter kasabasına taşınırlar. 
  Taşındıkları ev , Wicker House diye adlandırılmasına rağmen kasaba halkı o eve Witch House(cadı evi) der. Anna , evde bir tuhaflık olduğunu düşünür ama  okula uyum sağlamaya çalıştığı için bunu fark etmez.
   Bir gece Anna ve arkadaşları tuhaf bir şey yapmaya karar verirler ; bir aşk büyüsü. Hiçbiri yaptıklarının gerçek olduğuna inanmaz ama ertesi gün okulun popüler çocuğu Seth Waters Anna'ya aşkını ilan ettiğinde bir şeylerin ters gittiğini düşünürler.
 
  Kitap çok klişe başladı ve öyle de devam etti. Her şey o kadar belirliydi ki okumasam bile sonunu tamamen tahmin edebilirdim sanırım. 
Buradan sonra spoiler içerir!
    Anna , ilk gün 'şans eseri' okulun en yakışıklı çocuğu olan Seth'in yanına oturuyor. Buna dayanamayan Caroline -yakışıklı çocuğun havalı ve şımarık kız arkadaşı- kıza düşman oluyor. Anna bir gece büyü yapıyor ve o zaman cadı olduğunu fark ediyor. Bunca zaman boyunca gücünün açığa çıkmaması da çok şaşırtıcı! Seth'i hiç tanımamasına rağmen anında aşık oluyor. Tüm kasabayı etkisi altına alan bir büyü yapıyor ve cadı konseyinin dikkatini çekiyor. Bu öyle bir konsey ki tüm cadılara karışma hakkı var. Konseydekiler çok güçlü , çok acımasız ve her işe burunlarını sokuyorlar. Yazar ilk kitapta gizlice bize bir mesaj da veriyor ; serinin devam kitaplarında aşk üçgeni olacak. Bu size bir yerden tanıdık geldi galiba. Kurgu Twilight serisi ile aşırı benzerlik gösteriyor. Yazar, hafif hafif de Sally Green'in Bela kitabından esinlenmiş. Böyle ortaya karışık bir şey çıkmış. 
  Kitap sona doğru kendini toparlasa da giriş kısmı ile beni hayal kırıklığına uğrattı. Kitaptan klişelik akıyor çünkü. Yazarın kalemi de çok acemi kaldı benim için. Olayları ve karakterlerin duygularını biraz daha detaylı yazabilirdi. 
  Kapak ve yazı puntosu da beni ayrıca üzen bir konuydu. Yazı puntosu o kadar büyüktü ki acaba çocuk kitabı mı diye düşündüm ilk. Bu punto ile bir sayfayı bitirmem 10 saniye falan aldı sanırım. 
  Karakterlerin yüzlerinin gözüktüğü kapakları sevmediğimi de her yerde belirtiyorum. Keşke kapağı tasarlayanlar karakterleri tamamen okuyucuların hayal gücüne bıraksalar...

  Cadılara aşırı derece ilgim olmasına rağmen beğenmediğim bir kitap oldu. Klişeleri seven varsa alıp okuyabilir. Onun dışındakilere uzak durmalarını tavsiye edeceğim. 


Puanım : 2/5

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI