YORUM : Zümrüt Şelaleleri - Kimberley Freeman

    Violet Armstrong 1926 yılında Zümrüt Kaplıca Oteli'nde çalışmaya başladığında aklındaki tek şey, artık çalışacak durumda olmayan annesine bakmaktır. Ancak ötekileştirilenlerin dünyasında yer alsa da kalbine yenik düşerek ünlü Honeychurch-Black Ailesi'nin vârisine âşık olur. Bir gece kuvvetli bir kar fırtınasının gelmesiyle o tutku dolu aşkı da kara gömülür. Ta ki karlar eriyip o gecenin sırrı ortaya çıkana kadar…
   Seksen sene sonra Lauren Beck, erkek kardeşinin vefatından sonra annesinin baskıcı tavırlarından sıyrılarak, kendi ayakları üstünde durmaya karar verir. Görkemli Zümrüt Kaplıca Oteli'nin karşısındaki kafede çalışan Lauren, eski otelin restorasyonuyla ilgilenen bir mimarla tanışır. Arkadaşlıkları devam ederken, Lauren 1926 yılında yaşanmış doludizgin bir aşkın mektuplarını keşfeder. Ancak keşfi bununla da sınırlı değildir… Unutulmuş bir trajedinin peşine düşen Lauren, yüzleşeceği gerçekle kendi hayatını da değiştirecek riski göze alabilecek midir?
   Büyükannesinin hayatındaki unsurlardan esinlenen Kimberley Freeman, Zümrüt Şelaleleri'nde gizemi, kalp kırıklığını ve farklı hayatlardaki aşkı anlatıyor. Ötekileştirilenlerin dünyasında siz de kendinizden bir parça bulacaksınız…
Orijinal Adı : Evergreen Falls
Seri Sıralaması : Herhangi bir seriye ait değil. 
Goodreads Puanı : 3.87 (802 oylama)
Sayfa Sayısı : 472 sayfa
Yayınevi : Arkadya Yayınları 
Etiket Fiyatı : 20 tl
***
  Violet, 1926 yılında Zümrüt Kaplıca Oteli'nde garson olarak çalışmaya başlamış fakir bir kızdır. Babasını hiç tanımamıştır ve yaşlı annesine bakabilmek adına çalışmak zorundadır. Çalıştığı oteldeki zengin beylerle ilişki yaşamak hatta flört etmek bile yasaktır. Ancak otel ziyaretçilerinden biri olan Samuel Honeychurch-Black , Violet'e görür görmez aşık olur. Kimsenin bilmemesi gereken yasak aşk böylece başlamış olur. 
   Bundan 98 sene sonra Zümrüt Kaplıca Oteli'nin yerinde bir yıkıntı kalır. Bu civarlarda yaşayan Lauren Beck isimli kadın ise Violet'ten çok farklı bir hikayeye sahiptir. 
   Lauren Beck , kardeşi Adam'ın hastalığı yüzünden içine kapalı bir gençlik yaşamıştır. Bir erkekle asla üçüncü randevuya gidecek kadar yakınlaşmamıştır. Tüm gününü kardeşine bakarak geçirmiştir. 15 senelik bakımdan sonra Adam vefat ettiğinde Lauren'in özgürlüğü başlamıştır. 
   Kardeşinin cenazesinden sonra Lauren , Tazmanya'dan Blue Mountains'e taşınır. Burada bir kafede çalışmaya başlar. Şans eseri 100 yıllık mektuplara rastladığında ise tarihe gömülen bir sırrı açığa çıkartacağından habersizdir. 
Orijinal Kapak
  Zümrüt Şelaleleri yazarın okuduğum ilk kitabı. Evet , bayağı ünlü bir yazar ama ben ilk defa okuyorum. Bunun nedeni kitabın türünün bana hitap etmemesi. İçinde dram barındıran ve özellikle 20. yüzyılda geçen kitapları okumayı sevmiyorum. Yine de Zümrüt Şelaleleri su gibi akıp bitti. Yazarın sizi içine çeken bir anlatımı var. Ne gereksiz ayrıntılara yer veriyor ne de detay vererek sizi sıkıyor. Kurgu çok derin olmasına rağmen yazar olayları bize müthiş bir şekilde anlatmış. 
  Aslında kitapta iki farklı hikaye var. Her ne kadar bağımlı gibi gözükse de bence birbirinden bağımsız hikayeler. Ben Lauren'in hikayesini daha çok beğendim çünkü Violet karakterine bir türlü ısınamadım diyebilirim. Hani , kitaplarda iyi bir şey yaptığını zanneden ama yaptıkları kötülük olan karakter vardır. Violet aynen öyle bir karakter. Fazla başına buyruk ve söz dinlemez. Lauren ise hayatı daha yeni keşfetmeye başlamış , çekingen bir karakterdi. Kitaptaki bazı olayları tahmin etmeme rağmen sonu benim için şaşırtıcıydı. 
    
   Sonu sizi gülümsetecek dramatik bir kitap arıyorsanız öneririm. Aynı zamanda Kristin Hannah , Debbie Macomber'ı okumayı seviyorsanız  Freeman'ı da seveceğinize eminim :)


Puanım : 4/5

2 yorum:

  1. şimdi paşlayacağimm bende diğer kitapları bi harika doğrusu :) bence birde kır çiçeği tepesi de okumalaısınız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazara çok ön yargılı yaklaştım sanırım , en kısa zamanda diğer kitaplarını da okuyacağım :)

      Sil

BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI