YORUM : Oniks - Jennifer L. Armentrout

Daemon'la aramızda bir uzaylı bağı olmasının muhteşem olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz.
Gerçi bu bağa rağmen ona direnmeye kararlıyım. Ama bunu yapmak hiç de kolay değil çünkü Daemon (kahretsin!) gittikçe gözüme daha da taş gibi görünüyor. Üstelik bu sefer Arumlardan çok daha büyük bir problemimiz var. Savunma Dairesi kasabada.
Eğer Daemon'ın yapabildiklerini keşfeder ve benim de onunla bağım olduğunu anlarlarsa ikimizi de mahvedecekler. Bu arada okula yeni biri geldi ve herkesten gizlediği bir sırrı var. Bana neler olduğunu biliyor, yardım da edebilir ama bunun için (sanki mümkünmüş gibi) Daemon'a yalan söylemeli ve ondan uzak durmalıyım. Kimi kandırıyorum ben?!
Kimse sonsuza kadar yalan söyleyemez.
Ultra yakışıklı ve ultra odun Daemon Black geri döndü!
Lux serisi, OBSİDİYEN'den sonra 2012'nin en iyi genç yetişkin kitabı seçilen ONİKS ile tam gaz devam ediyor. Daemon'a karşı koymanın imkânsız olduğunu artık siz de çok iyi biliyorsunuz...
Orijinal Adı : Onyx
Seri Sıralaması : LUX Serisi #2
Goodreads Puanı : 4.33 (119,318 oylama)
Sayfa Sayısı : 396 sayfa
Yayınevi : DEX
Etiket Fiyatı : 29 tl 
***
   Daemon ve Katy arasında kimsenin göremediği bir bağ oluşmuştur. Ancak ikisi de bu bağın sonuçlarını bilmez. Bir gün Katy eşyaları hareket ettirmeye başladığında ise çevreleri bir sürü düşman ile sarılacaktır. 
  Obsidiyen (serinin ilk kitabı) yaklaşık 5 yıl önce okuduğum ve bayıldığım bir kitaptı. Ardından serinin ikinci ve üçüncü kitaplarını da alıp okudum. Ama serinin kalan kitapları geç basıldı. Bu sırada başka başka şeyler araya girdi ve seri ile bağım koptu. 
   Geçenlerde serinin son kitabı Direniş elime geçti ve seriye baştan başlama kararı aldım. Burada ufak bir not girmek istiyorum , zamanında Obsidiyen'i çok beğenip herkese okutmuştum o yüzden berbat halde. Sayfalar kırışık , kenarları katlanmış. O halde kitaba dokunmak bile istemediğim için (evet,böyle bir takıntım var) serinin ikinci kitabı olan Oniks'ten başladım. Konuyu unutmuşum ama yazar arada ilk kitaptan bilgiler verdiği için kolay adapte oldum.
    Ne yazık ki seneler önce aldığım zevki tekrar alamadım. Kitaptaki her olay gözüme battı diyebilirim. Bir kere , Daemon ve Katy olmadan geçen sahne yok. 7/24 birlikteler. Bu beni bayağı rahatsız etti. Üstelik aralarında geçen diyaloglar da bayağı çocuksu. Katy sürekli Daemon'a "gıcık,öküz" gibi hitaplarda bulunuyor. Birbirine laf atmalar birden aralarında çekime dönüşüyor ve bu döngü kitap boyunca devam ediyor. 
  Daemon ve Katy olmadan geçen sahnelerde de bol bol kötü adamlar var ama ne olacağını 20 sayfa öteden kestiriyorsunuz. Kitabın sonunu tahmin etmeniz akıcılığı öldürüyor tabi. 
  Kitabı 5 yıl önce neden sevmişim en ufak bir fikrim yok. Belki de kitap hakkında aşırıya kaçan reklam gözümü boyadı,bilemiyorum. Yine de size 5 yıl sonra size okumayın diyebilirim sanırım. Piyasada bol bulunan fantastik/aşk kitaplarından pek bir farkı yok. Fena bir kitap değil ama muhteşem diyebilmek çok çok zor. 

Puanım : 2/5

YORUM : Golem ve Cin - Helene Wecker

Korkunç güçlere sahip bir büyücü tarafından, yalnızlık çeken bir adam için kilden yapılmış bir golem...
Ve bin yıllık esaretinden uyanan bir cin... Bu iki olağanüstü varlığın yolu 1899 yılında New York'ta kesişir. Farklı olmaktır onların kaderi... Hikâyeleri herkes gibidir aslında, kendini farklı ve yalnız hisseden her insan gibi...
Ve tehlike, onlar için sadece bir adım ötededir hep.
Golem ve Cin iki ayrı kültürün efsanelerinden besleniyor ve zengin anlatımı sayesinde okuru ilk sayfadan itibaren içine alıyor. 2013 yılının en iyi kitapları listelerini altüst eden bu roman Türkiye'de de çok sevilecek.
Orijinal Adı : The Golem and the Jinni
Seri Sıralaması : Herhangi bir seriye ait değil. 
Goodreads Puanı : 4.1 (70,730 oylama)
Sayfa Sayısı : 640 sayfa
Yayınevi : Doğan Kitap
Etiket Fiyatı : 32 tl
***
  Polonya'da dini ilimlerin karanlık tarafıyla uğraşan bir adam vardır : Yehudah Schaalman. Bir gün müşterilerinden biri ondan bir golem yapmasını ister. Ancak bu golem , savaşmak için değil eş olmak için yapılacaktır. Yehudah tüm mağrifetlerini kullanır ve müşterisinin istediğini yapar. Müşterisi , eşi olan golem ile Amerika'ya yolculuğa çıkar. Ne yazık ki yolculuk esnasında adam ölür. Sahipsiz kalan golem koca New York'ta tek başına kalır.
   Bu sırada uzak diyarlardan gelmiş bir ibriğin yolu kalaycı dükkanına düşer. Kalaycı adam , ibriğin üstündeki antik desenler karşısında şaşırır. İbriği incelerken beklenmedik bir şey olur. Dükkanı aydınlanır ve ibriğin içinden bir cin çıkar. 
  Herkese merhaba! Beklenmedik bir kurgusu ve güzel bir anlatımı olan mükemmel bir kitapla karşınızdayım. Şimdi teker teker kitabın özelliklerini ele alalım. 
   Öncelikle Golem ve Cin yazarın ilk kitabıymış ama yazarın deneyimli bir yazara yakın kalemi var. Kurguda en ufak bir açığa izin vermiyor. Kitap bittiğinde aklınızda en ufak bir soru kalmıyor. Mantık hatası yok. Her şey yerine oturuyor kitap bitince. Zaten kitap hakkında birkaç yazı okuyunca da yazarın derin bir araştırma yaptığını öğrendim. Kitapta fazlalık edecek bilgi yok. Aksine yerinde bilgiler var. Ama bu bilgilerin kitabın akıcılığını bozacağını düşünmeyin. Kitabın kurgusu içinde bu bilgiler harmanlanıp gidiyor. 
   Kitabın kurgusu yukarıdaki özetten çok daha detaylı. Golem ve cin nasıl tanışacak derken geçmişle bağları bile ortaya çıkıyor. Son sayfaya kadar pür dikkat okuyorsunuz. 
   Ben kitaba bayıldım. Kurgu ilginizi çektiyse sizde düşünmeden okuyun derim. 

  Kısacası ; kültürel motiflerle bezenmiş,mistik bir havası olan, farklı bir kurgu okumak isteyenlere kitabı öneriyorum. Sayfa sayısı gözünüzü korkutabilir ama su gibi akıyor. 

Puanım : 5/5

YORUM : Tehlikeli Yalanlar - Becca Fitzpatrick

Tehlikeden korunmak için kurduğunuz yalanlarla örülü hayatta gerçek aşkı bulsaydınız hangisinden vazgeçerdiniz? Hayatınızdan mı, aşkınızdan mı? Stella Gordon'ın hayatı bir yalandan ibaret.
Stella, Nebraska, Thunder Basin'de yaşasa da kendini oraya ait hissetmemektedir. Bir uyuşturucu satıcısının işlediği bir cinayet davasının kilit tanığı olarak, tanık koruma programına alınmıştır. Kasaba halkı ise Stella'nın gerçekte kim olduğunu bilmez. Gerçek kimliğini açıklamak istediği çocuk, Chet Falconer bile… Doğruları söylemenin, güvenli cennetine tehlike getirmekten başka bir sonuç doğurmayacağının farkındadır.
Genç kız her ne kadar dikkat çekmemeye çalışsa da, tehlike hızla yaklaşmaktadır. Suçluların tanıklardan kurtulma yolları vardır ve Stella'nın tek bir hatası, soğukkanlı katilleri kapısına kadar getirecektir.
Orijinal Adı : Dangerous Lies
Seri Sıralaması : Herhangi bir seriye ait değil. 
Goodreads Puanı : 3.85 (5,586 oylama)
Sayfa Sayısı : 384 sayfa
Yayınevi : Pegasus Yayınları
Etiket Fiyatı : 35 tl
***
  Stella Gordon , annesi yüzünden görmemesi gereken bir olaya tanıklık etmiştir. Olayı polise bildirdiğinde ise acilen tanık koruma programına alınır. Çünkü olayın faili yıllardır aradıkları bir mafya babasıdır. 
   Stella yaşadığı yerden kimseye haber vermeden alınır ve başka bir yere yerleştirilir. Arkadaşları , erkek arkadaşı , okul bursu ve daha pek çok şey tek bir gecede hayatından çıkar. Stella şimdi yeni hayatına alışmalı ve peşindeki adamlara nerede kaldığı hakkında en ufak bir ipucu vermemelidir. 
  Herkese merhaba! Favori yazarlarımdan biri olan Becca Fitzpatrick'in son kitabını okudum. Ne yazık ki yazarın gitgide kötüleştiğini düşünüyorum. Hani Hush Hush serisi nerede bu nerede. Kötü bir kitap diyemem , ben yüksek beklentilerle başlamış olabilirim. Yine de yazar polisiye tarzı kurgulardansa fantastik tercih etmeli. 
  Kitabın kurgusu çok farklı değil ama sonunu tahmin edemeyebilirsiniz. Bu yüzden merakla okuyorsunuz. Kitabın kendine has bir akıcılığı var. Sonu da okuyucuyu şoke etmese de ufak bir şaşkınlık yaratıyor. Normal bir kurguyu yazar yeteneği ile güzel bir hale getirmiş. 
   Karakterlere bayıldım. Genel olarak yazarın oluşturduğu karakterleri seviyorum. Becca Fitzpatrick tutarlı ve derin karakterler oluşturmasını çok iyi beceriyor. Chet de favori erkek karakterlerimden biri oldu. 
  Kitap hafif polisiye hafif genç-yetişkin tarzında. Kitabın sonlarına doğru polisiye ağır basıyor. 

 Kısacası , kolay okunan , güzel , akıcı bir kitap.Sizi sıkmıyor ve sonuna kadar götürüyor. Yüksek beklentilerle başlamamanızı öneririm. 

Puanım : 3/5

YORUM : Haruki Murakami - 1Q84

“Yürekten sevdiğin bir insan varsa, bir kişi olsun yeter, hayatın kurtulmuş demektir…”
Sarsıcı bir yolculuğa hazır mısınız?
Öyleyse kemerlerinizi bağlayın. Erkekleri, titizlikle geliştirdiği bir yöntemle öteki dünyaya gönderen genç bir kadınla tanışacaksınız. Ve amansız bir takiple onun peşine düşen fanatik bir cemaatin müritleriyle…
Romantik misiniz?
Evet, bu kitapta aşk da var… İki dünya bir araya gelmeden mümkün olmayan bir aşk.
Yaşadığınız dünya gerçek mi, hiç düşündünüz mü?
Düşündüyseniz, paralel bir evrene geçmek sizi heyecanlandıracaktır o zaman. Hayatı algılayışınızı değiştirecek bir kitabın kapağını açmak üzeresiniz şu an.
Yaşayan en büyük yazarlardan biri olarak kabul edilen Haruki Murakami başyapıtı, tüm dünyada milyonlarca satan kitabı 1Q84’le bir imkânsızı başarıyor. Nefesinizi kesecek bir macera romanını, gerçek nedir, insan neye inanmalı, aşk dünyayı kurtarabilir mi soruları ekseninde bir yürek atlasına dönüştürüyor.
Orijinal Adı : 1Q84
Seri Sıralaması : Herhangi bir seriye ait değil. 
Goodreads Puanı : 3.88 (137,744 oylama)
Sayfa Sayısı : 1256 sayfa
Yayınevi : Doğan Kitap
Etiket Fiyatı : 59 tl 
***
   Tengo Kavana , Tokya’da matematik öğretmenliği yapan kendi halinde biridir. Hobi olarak edebiyatla da ilgilenmektedir. Bir gün editörü Komatsu ondan başka bir yazarın metnini  düzenlenmesini ister. Bu yazar , gelecek vaat etmektedir ancak kalemi çok güçlü değildir. Kalemi güçlü olan Tengo sayesinde metin ülke çapında ün kazanacaktır. Tengo bu hileli işe girmek istemese de bir süre sonra öykü ile arasında farklı bir bağ hisseder ve oyuna dahil olur.
   Aomame, bir spor kulübünde antrenördür. Ancak sadece bu iş ile ilgilenmez. Bazı zamanlar kiralık katil olarak çalışır.Eşlerine şiddet uygulayan erkekleri , enselerine sapladığı iğne ile öldürür. Doktorlar bu yöntemi çözemez ve ölüm nedeni olarak kalp krizi yazılır. Becerikli bir katildir. Sezgileri güçlüdür. Bu sezgileri sayesinde bir gün dünyada yanlış bir şeyler olduğunun farkına varır.
 Herkese merhaba! Uzun mu uzun bir kitapla karşınızdayım. Daha önce içinizde Haruki Murakami okuyan var mı bilmiyorum ama bizim edebiyat  tarzımızdan bayağı farklı olduğunu söyleyebilirim. Ben daha önce yazardan  Sputnik Sevgilimi okumuştum. O da güzel bir kitaptı ama 1Q84 ondan çok daha iyi.
    Kitabın arka kapağında konusu yazmıyor. Ben birazcık özetlemeye çalıştım. Yukarıdaki özet yaklaşık ilk 100 sayfayı anlatıyor. Kitap çok çok daha derin. İki karakter birbirinden çok ayrı gözükse de yazar ustaca bağlamış. Karakterler arasında ilişkiler zekice oluşturulmuş. Farkında olmadan karakterlere bağlanıyorsunuz halbuki her bir karakter aşırı soğuk. Evet , karakterler bizim edebiyat kitaplarımızdakilere göre çok ciddi kalıyor. Duygular ön planda değil. Robotumsu bir hava mevcut. Nasıl desem , Japon halkının o resmiyeti var kitapta. Yine de ben karakterlerinin her birini ayrı sevdim.
    Kitap akıcı , çok olay olmayan kısımlarını bile merakla okuyorsunuz. Gerçekten bin sayfa nasıl geçti anlamadım.
   Kitapta eleştirilebilecek tek bir yan var. Sonunun belirsizliği. Kitabın sonunda hiçbir şey olmuyor diyebilirim. Evet , en önemli olay ve sır aydınlığa çıkıyor ama diğer karakterler  hakkında en ufak bir ipucu yok. Sputnik Sevgilim’de de aynı şey olmuştu. Daha sonra yazar ile ilgili okuduğum yazılarda bu durumun onun yazım şekli olduğunu öğrendim. Yani , o kadar sayfa okuyup sonunda yazara sitem edebilirsiniz. Ben ettim çünkü çoğu şey havada kaldı.

  Kısacası , kendini merakla okutturan -sonu ile birazcık hayal kırıklığına uğratsa da- bir kitap.  Aşırı fantastik olmayan , bilim-kurgu karışımı bir havası var. Okuyanlarının çoğunun seveceğini düşünüyorum. Kitabın ciddi havası ilk başlarda size farklı gelebilir ama okumaya devam etmenizi tavsiye ederim. 


Puanım : 4/5
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI